Azbuz Toolbar Video V-kart Profilim Arama Yardım Çıkış Video V-kart Üye girişi Yeni üyelik Arama Yardım Benim de bir sitem olsun Sonraki site Sonraki site Azbuz Toolbar
Buradasınız: Azbuz --> NEFES TEKNİKLERİ --> NEFES BOŞLUKLARI NE İŞE YARAR?
23 Kasım 2008, Pazar
 
<< ANA SAYFA
 
SİTE SAHİBİ
Mustafa Kartal (M...


49
İstanbul
Şikayet Et
 
Bu sitede Tüm Azbuz'da
 
SİTE ETİKETLERİ
 
SİTE KATEGORİSİ
Sağlık > Alternatif Tıp
 
GİRİŞ:
E-posta:
Şifre:
Beni Hatırla
 unuttum
rss link
 
ADnet Reklamları
 
NEFES BOŞLUKLARI NE İŞE YARAR?

 
Nefes alışverişleri arasında bilinçli olarak yarattığınız bekleme zamanlarına nefes boşluğu diyoruz.  Nefes boşluklarına sahip olmak nefes almak ve vermek kadar önemlidir. Belki daha da önemlidir.

Özellikle bir çok nefesle çalışan insanın tam olarak anlayamadığı nefes boşlukları konusu  Doğru ve yeterli solunum için olmazsa olmaz önemdedir.  Nefes sadece almak ve vermekle ilgili değildir. Nefesin doğal kurgusu içinde bekleme zamanları vardır. Kaliteli solunum için nefesin kendi doğasında var olan bekleme zamanlarını bilinçli bir şekilde nefes sistemini (  Bedenin nefes alış verişinden sorumlu beyin sapındaki medulla ) eğiterek geliştirebiliriz.  

Medulla bedenin ihtiyacı olduğunu varsaydığı oksijen oranını belirli düzeyde tutmak için nefes ritmi oluşturur. Bu ritmi oluşturmak ve bizi kendi istediği zamanlarda nefes aldırmak için sinir sistemine basınç yaparak bilinçli sıkıntı yaratır. Siz bu sıkıntıyı gidermek için nefes aldığımızda medullanın sizin için ön gördüğü nefes ritmine uymuş olursunuz.

Medulla oksijeni belirli bir oranda tutmak ve nefes ritmi oluşturmak için sanıldığı gibi damar kanındaki oksijenin oranı ile değil tam tersine karbondioksit oranı ile ilgilidir.  Her türlü faaliyeti için kendine oksijenin azalıp çoğalması ile değişen karbondioksit oranını referans alır. Burada dikkat edilmesi gereken bir paradoks vardır ki kondisyon yüklemek dediğimiz durumda olduğu gibi medullanın otonom hareketi bilinçli olarak eğitilebilir. Beden sağlığı ve yaşam kalitemiz açısından daha faydalı hale getirilebilir.

Damar kanında karbondioksitin azalması ve çoğalması sadece oksijen tüketimine bağlı olarak değil birçok farklı nedene bağlı olarak gelişir.  Özellikle üst solunumun getirisi olan adrenalin kanın akış hızını belirlemede etkindir. Sadece üst solunum yapıldığı için ya da korku ve endişe içinde olunduğu zaman sempatik sisteme ait uyaranların etkisiyle ( adrenalin ve trioksin gibi ) oksijen ihtiyacı medulla tarafından yanlış yorumlanarak hızlı solunum isteği yaratılabilir.  
 
Her şey birbirini dengelemektedir ve bir şey değişince her şey değişmektedir. Hızlı enerji tüketiminde, korku ve endişe hissedildiğinde veya sadece üst solunum yapıldığı için nefes ritmi hızlanabilir. Hızlanan nefes korku, endişe ve üst solunumu daha fazla körükleyeceğinden hiperventilasyon denilen sendroma doğru yol alınabilir.  Panik atak rahatsızlığının bilinen tarifi de budur. 

Nefesin hızlanması ender durumlarda oksijen açığının kapatılması için gerekli olsa da genelde sağlıklı bir durum oluşturmaz. Hızlı solunum yapılarak damar kanında oksijen oranı karbondioksit oranına göre arttığında sanıldığı gibi dokulara daha fazla oksijen gitmez. Tam tersine oksijen taşıyıcısı olan hemoglobin, artan oksijenin oluşturduğu kanın asidik ortamında oksijenle sıkı bağlantı yaptığı için dokulara servisi yaparken oksijeni bırakamaz.  Bu durumda hücrelerin oksijen karbondioksit değişimi gerçekleşemez. Beyin dahil bütün organlar, hormonlar, hücreler ve sistemler bu durumdan olumsuz etkilenir.  

Bedenin bütün hücrelerinin iyi beslenebilmesi için oksijen ihtiyacının tam olarak karşılanması gerekir. Oksijen servisi en iyi olarak kanda alkalik seviye oluştuğunda gerçekleşir. Alkalik seviyenin oluşması için damar kanında karbondioksitin oksijenden daha yoğun oranda bulunması gerekir. Buda ancak nefeste boşluklar ( nefes aldıktan ve verdikten sonra tutmalar ) verildiğinde mümkün olabilir.  Anlaşıldığı gibi sağlıklı solunum için nefes boşlukları yaratmak gerekir. Medulla’yı Daha uzun nefes tutmayı kolaylaştırmak amacıyla medulla’yı nefes alma ihtiyacı yarattığı zamanlardaki sıkıntıyı azaltması için eğitmek gerekir. 

Normal bir insan 3 dakika oksijensiz kalsa beyin ölümü gerçekleşebilir.  Oysa inci veya yosun avcılarının 10-12 dakika arası nefes tutarak dalış yaptıklarını biliyoruz. Hatta yeni nefes tutma rekoru 17 dakikaya ulaştı. O zaman sormamız gerekir ki; 3 dakika nefes alamadığı için ölen insanla 17 dakika nefesini tutabilen insanı ayıran şey nedir?  Sorunun tek cevabı var. Bedenin bu konuda eğitilmesi gerekiyor. Özellikle beynin medulla bölgesine nefes çalışmaları ile yeni ayarlar yapması konusunda eğitim vermek gerekiyor.

Hücrelerin, hormonların, organların ve sistemlerin düzenli çalışabilmesi ve üzerlerine düşen görevleri yapabilmesi için oksijen ihtiyaçları yeterli düzeyde karşılanarak iyi beslenmeleri temin edilmelidir.  İyi oksijen servisi için en uygun zamanlar nefes alma verme değil nefes tutma zamanlarıdır.  Bu yüzden nefes boşlukları  yaratma çalışması yeterli oksijen servisi yapılabilmesi için çok önemlidir. 


Mustafa kartal

0555 697 50 64

 

Mustafa Kartal (Mustafa Kartal) tarafından gönderilen tüm yazılar
Bu yazı 20/08/2008 tarihinde yayınlandı. 4042 defa görüntülendi.
YORUM BIRAKIN
ETİKETLER



Bu yazıyı arkadaşına gönder
Kimden : Kime :
Günlük | NEFES TEKNİKLERİ Ana Sayfa | Forumlar | RSS
© 2006 Azbuz.com. Her hakkı saklıdır. Blog tutmak ve site yapmak için Türkiye'de bir numara.